Hollanda’da Otel Sektöründe Sömürü İddiaları

Hollanda’da bir otelde yaşananlar, konaklama sektöründe uzun süredir dile getirilen emek sömürüsü iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Edinilen bilgilere göre, sığınmacılar ve Ukrayna’dan gelen geçici koruma altındaki kişiler, yasal güvencelerden yoksun şekilde çalıştırıldı.
Olayın kamuoyuna yansımasının ardından yetkili kurumlar devreye girerken, sektör genelinde daha geniş çaplı denetim çağrıları da artmaya başladı.
Belirsiz İş Tanımı, Belirsiz Ücret
Çalışanların büyük bölümünün temizlik işlerinde görevlendirildiği, ancak işe başlamadan önce net bir ücretlendirme ya da çalışma planı sunulmadığı öne sürülüyor. İddialara göre bazı işçiler, gün boyu çalışmasına rağmen çok düşük ödemeler aldı, bazıları ise ücretini hiç alamadı.
Ödemelerin bir kısmının resmî kayıtlar dışında yapıldığı iddiaları, olayın hukuki boyutunu daha da ağırlaştırıyor.
Sözleşme Var Ama Geçerli mi?
İşe alım sürecinde kullanılan belgelerin, Hollanda mevzuatına uygun olmadığı ileri sürülüyor. Bazı sözleşmelerin başka ülkelerde hazırlanmış metinlerden uyarlandığı, çalışanların ise içeriğini tam olarak anlamadan imza attığı belirtiliyor.
İş hukuku uzmanları, bu durumun özellikle dil bariyeri yaşayan ve geçici statüde bulunan kişiler için ciddi bir hak kaybına yol açtığını vurguluyor.
Denetim Kurumları Harekete Geçti
Gelen şikâyetler üzerine çalışma denetiminden sorumlu kurumlar, ilgili otel ve bağlantılı firmalar hakkında inceleme başlattı. Soruşturmanın, çalışma izinleri, ücret ödemeleri ve taşeron ilişkileri başta olmak üzere birçok başlığı kapsadığı ifade ediliyor.
Yetkililer, tespit edilecek ihlaller doğrultusunda idari yaptırımların gündeme gelebileceğini belirtiyor.
“Bu Tekil Bir Olay Değil” Uyarısı
Sendikalar ve insan hakları alanında faaliyet gösteren kuruluşlar, yaşananların münferit olmadığını savunuyor. Özellikle iş gücü açığının yoğun olduğu otel ve turizm sektöründe, kırılgan grupların daha kolay istismar edilebildiğine dikkat çekiliyor.
Uzmanlara göre bu olay, sektör genelinde taşeron sisteminin ve denetim mekanizmalarının yeniden ele alınması gerektiğini gösteriyor.
Haberci.Biz / PAK / MeryemAydoğan








